isobez bdot copy
OP. DR. İLKER SÖNMEZ
CERRAHİ KLİNİĞİ
Obezite Kader Değildir...

Obezite Cerrahisi ile Hayata Yeniden Merhaba...

Mutlu Hastalar

Hedefimiz en efektif yöntemler ile hastalarımızın, sağlığına hızlı ve konforlu şekilde kavuşmasıdır.

Yenilikçi Metodlar

Tıp Dünyasında hızla gelişen/değişen teknoloji, tedavi yöntemlerinin başarısını artırıyor.

Uzman Ekip

Yılların tecrübesi ve uzman ekibimiz ile obezite cerrahisi. Sağlığınız güvenli ellerde.

Op. Dr. İlker Sönmez


Obezite tedavisinde Dünyaca kabul görmüş cerrahi uygulamaları ve teknikleri Türkiye’de ilk kez uygulayan ekiplerde görev almıştır. 


2004 yılında henüz Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde cerrahi eğitimi aldığı sırada , o dönemin gözde yöntemlerinden olan gastrik bant (mide kelepçesi) operasyonlarına girerek obezite cerrahisine ilk adımını attı.


Kapalı olarak yapılan bu ve benzeri obezite ameliyatlarının , klasik cerrahi prensiplerinden ve eğitiminden oldukça farklı olduğunu görerek ,temel cerrahi bilimlerinin yanı sıra obezite cerrahisi konusunda da uzmanlaştı.

+ 0 yıl
Cerrahi Deneyim
+ 0
vaka
<% 0
Komplikasyon Oranı

Mutlu Hastalar

Ekibimiz

Op.Dr. İlker Sönmez

Genel
Cerrah

Işıl Aydın

Halkla İlişkiler
Koordinatörü

İrem Bakır

Bariatrik Diyetisyen
Beslenme Uzmanı

Pelin Altunsoy

Bariatrik Diyetisyen
Beslenme Uzmanı

Merak Ettikleriniz

Küçük kızınızla oyun oynayamıyor musunuz? Uyku apnesinden kurtulmak mı istiyorsunuz? Yaşam kalitenizi düzeltmek ister misiniz? Obezitenin sebep olduğu bu ve benzeri problemleriniz varsa cerrahi adayısınız demektir.
Vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde olan morbid obezite hastaları ya da

vücut kitle endeksi 35-40 arası olan ve ek olarak obezite kaynaklı yandaş hastalığı olan kişilere cerrahi girişim öneriyoruz. Cerrahi sonrasında , obezitenin sebep olduğu halsizlik problemi , uyku apnesi gibi bir çok hastalıktan kurtulabilirsiniz.

Obezitenin sebep olduğu eklem ve kas hastalıklarından kurtulup ,  kilodan kaynaklı ağrılara son verebilirsiniz.

 

Tüp mide (Sleeve gastrektomi) diğer zayıflama ameliyatlarına göre çok daha düşük yan etki ve komplikasyon oranına sahiptir. Bilimsel çalışmalara göre en düşük yeniden operasyon gerektiren tekniktir. Ayrıca genel anatomik yapı korunduğundan gerekirse diğer prosedürlere çevrilmesi her zaman mümkündür. Bu nedenle çoğu hastada ilk seçim olmalıdır. Gelişen teknolojiler ile istenmeyen komplikasyon oranları son senelerde yok denecek kadar azalmıştır. Yakın hasta takibi ve üst düzey malzeme seçimi ile obezite cerrahisinde seçilen en güvenli ameliyattır. Obezitenin kendinden kaynaklanan risklere ameliyatın risklerinden çok daha fazladır. Özetle morbit obezite kategorisinde olan biri için obez kalmak , ameliyata göre daha riskli bir seçimdir.

İlk seçenek operasyon olarak bypass uygulanması günümüzde neredeyse terk edilmiştir. Nedeni ise; tekrar kilo alımının tüp mideye göre üstünlüğü olmadığı gibi, kalıcı yan etkilerinin daha fazla olması ve başka bir cerrahiye dönüşümünün hasta açısından riskli olmasındandır. Tüp mide girişimi özellikle ilk kez obezite ameliyatı olacak olgularda artık  tüm dünyada ilk tercih olarak kabul edilebilir.
Diğer taraftan ilk girişimi tüp mide olup,  geri kilo alımı olan hastalarda , ikinci tercih edilecek ameliyat halen  bypass olarak kabul edilmektedir. Gastrik bypass revizyon gerektiren hastaların tedavisinde en sık başvurduğumuz ameliyatlardandır.
Hastanın kilosu, eşlik eden diyabet varlığı, daha önceden cerrahi geçirip geçirmediği gibi etkenlere bakarak, hangi hastaya hangi teknik uygulanacağına karar verilir.

Obezite cerrahisi sonrası kan şekeri hızla düşmeye başlar. Çalışmalar yağ dokusunun azalması ile insülin direncinin iyileştiğini göstermektedir. Bypass işlemi sonrası hastaların üçte birinde diyabet ilacı gerekmemekte ve %85’inde ilk iki yılda diyabet tedavisi tamamlanmış olur. Bu oran sleeve gastrektomi için %70’ler civarındadır. Obeziteye bağlı gelişen hipertansiyon, eklem problemleri, kolesterol yüksekliği ve uyku apnesi gibi problemlerin % 75’i ameliyat sonrası tamamen kaybolurken kalan %25 lik kısmında büyük oranda düzelme olur.

Ameliyat hiçbir zaman bir mucize olarak görülmemelidir. Ameliyat sonrası dönem tam bir hasta uyumu gerektirmektedir. Ameliyat sonrası 2. günde hastaneden taburcu olup 7. günde işinize dönebileceksiniz. Laparoskopik ameliyat sonrası ağrı ve rahatsızlık hissi minimal olduğundan rahatlıkla bu süreci geçirebilirsiniz. İlk haftalarda sıvı- yumuşak olan beslenme progamı üçüncü haftadan sonra daha katı gıdalara dönmektedir. Diyet ve egzersiz önerilerine uyulması kaydıyla günlük hayatınıza kolaylıkla geri dönebilirsiniz.

Sınırsız iştah problemi olan kişilerin bu iştahı ameliyat sondasında büyük oranda ortadan kalkar. Ancak duygusal yeme bozukluğu olan kişilerde açlık hissi olmadan yemek yenmesi söz konusudur. Bu gibi durumlarda duygusal yeme bozukluğu için psikolojik destek tedavisi uyguluyoruz. Bu durum dışında geri kilo alımı , bir çok faktöre bağlıdır. Opere hastalar bu süreçte bazı noktalara dikkat etmelidir. Özellikle yapılan hacim küçültücü işlemler hastaların belli sürelerde yeme kabiliyetlerini kısıtlamaktadır. Bu süreçte hastalar kendilerini ve yaşam düzenlerini az yemek yemeye uyarlamalı ve bunu kalıcı bir alışkanlık haline getirmelidir. Mide hacmi, zamanla genişlese bile bunun geri kilo alımı ile ilgisi olmadığı , midesi genişleyen birçok kişinin ulaştıkları ideal kiloda kalabildikleri kesin olarak gösterilmiştir.

TEDAVİ SÜREÇLERİ

Copyright www.drilkersonmez.com ©2021 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, yayınlanamaz.   

Gizlilik Bildirimi